
KREDİ KARTI ALMAYI MI DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
ÖNCE BU YAZIYI OKUYUN
Modern çağın insanlığa armağanı renk renk, cicili bicili kredi kartları... Cebinizde hiç para olmasa bile istediğinizi alabilmenize imkan sağlayan müthiş şeyler. Sadece paranız yokken alış veriş yapabilme olanağı mı sağlıyor peki bu kartlar? Hayır. Bu kartlar ile aldığınız ürünün bedelini bilmem kaç takside bölebilir, yaptığınız alış verişten çuval çuval paralar, çil çil bonuslar kazanabilirsiniz.
Ama herşey ne yazık ki böyle göründüğü gibi toz pembe devam etmiyor. Neticede size “Hade al bu kartı. Kaffana göre takıl. Har vur, harman savur. Bendensin!” demez. Bu kartlar içinde durum böyle. Ne aldıysanız bedelini sözleşmenizde belirtilen süre içerisinde ödemeye mecbursunuz. Ödemediğiniz taktirde ne mi oluyor? Anlatayım. Maddi ve hukuki yaptırımlar sizleri bekliyor!
Kredi kartı borcunuzu ödemeden geçen hergün ve her ay borcunuza çok yüksek oranlarda gecikme faizi ekleniyor. Borcunuzu ödemeyeceğiniz ya da ödeyemeyeceğiniz anlaşılıncaya kadar bu böyle devam ediyor. Bu durum anlaşıldığı vakit banka, avukatları aracılığı ile gerekli hukuki işlemlere başlıyor.
Kısacası icraya veriyor sizi. İcra ekipleri evinize, iş yerinize gelip mal tespitinde bulunuyor. Bu tespitin ardından belirtilen süre süre içerisinde siz hala borcunuzu ödememişseniz banka, borcunuzun faizli tutarı değerinde malınıza el koyuyor. Sizden aldığı mallarınızı icra yönetmeliği gereğince değerinden oldukça düşük bir meblaya satıyorlar. Satıştan elde edilen parayla borcunuzun tamamını Ya da paranın yettiği kadarını kadarını siliyorlar.
Satılan mallar borcunuzu ödemeye yetmedi ya da satabilecekleri malınız mı yok? Bu durumda ne mi oluyor. Durun onuda anlatayım.
Bu durumda banka sizi yargıya yani devlete havale ediyor. Borcunuz karşılığında sabit aylık gelirinizin
belirlenen kısmı bankaya hibe ediliyor ve borcunuz maaşınızdan kesilen parayla taksit taksit ödeniyor.
Sabit geliriniz borcunuzu karşılayabilecek kadar yüksek değil ya da bir sabit geliriniz yok diyelim. İşte o zaman yaşanan durum çok ilginç. Mutlaka okuyun istiyorum ve deeeerhal onuda anlatıyorum:)
Kanun gereği ilgili banka bu durumda borcunuzu devletten talep ediyor. Yine kanun gereği devlette bankaya borcunuzun faizli hali tutarına denk vergi indirimi veriyor.
Ve neticede kazanan banka, kaybeden ve soyulan ise her zamanki gibi yine halk ile devlet oluyor.
“Eee niye alıyor halk o zaman bu kartları. Almasınlar” diyeceksiniz. Ama bence demeyin. Halk bu kartları alıyor. Alıyor çünkü mecbur. İşçisinin, memurunun, çiftçisinin ve emeklisinin hakkını bankalara yediren canım devletim, üç kuruş para verdiği orta direğini resmen bankalara mecbur bırakıyor. Gözleri doymaz bankacı beyefendiler de devletimizi sömürmekle kalmıyor, çoluk çocuk geçindiren gariban insanımızın muhtaçlığından da menfaat sağlıyor. Sonunda ocakların söneceğini bile bile 3 lira geliri olan insanımıza 5 lira limitli kartları sokaklarda dağıtıyorlar. Yani ağını ören örümcek misali onlarda kurbanlarına tuzak kuruyorlar açıkçası.
Gelelim konunun muhattabı olan kurum ve kişilere söyleyeceğim son sözlere;
Bankalar kanunlarıyla farkında olmadan tefeciliği yasal hale getiren ve teşvik eden devletimizin düştüğü hatadan en kısa zamanda döneceğine canı gönülden inanıyorum.
Bilinçli kullanıldığında yani borcu gününde ödendiğinde zararı olmayan, bilakis pek çok açıdan faydaları bile olan bu kartları saf ve cahilce kullanan halkımızın cehaletinden bir an önce uyanacaklarını ümit ediyorum.
Bankaların bu suistimallerine bilerek göz yumanları ve ceplerini orta direğin ocaklarını söndürerek aldıkları hak etmedikleri paralarla dolduran banka yöneticilerini Allah'a havale ediyorum. İnsan ektiğini biçer. Burada da, ahirette de...
Bu yazı umarım kredi kartı almayı düşünenler ve yeni alanlar için faydalı olmuştur.
Akın Özkan
FREEdige