
TEKNOLOJİ, İNSANLIK VE DÜNYA ADINA NE KADAR FAYDALI
Dünyanın son 100-150 yıl içerisinde, bilimin tüm branşlarında yakalamış olduğu ivme hepimizin malumu. İnsanlık tarihi boyunca adeta bebek adımlarıyla ilerleyen bilimin, bu son yıllardaki hayret verici yükselişi sizce biz insanoğlu için normal ve iyi bir durum mu yoksa tam aksi mi?
Makine sanayinde yaşanan hızlı büyümeye ve gelişime paralel olarak bu sanayinin ürünleri her geçen biraz daha ucuzlamakta ama ucuzlarken yaygınlaşmakta ve kaliteleri yükselmekte. Netice itibarı ile daha kaliteli ürünleri geçen zamanla birlikte daha ucuza alabilmekteyiz.
İnşaat sektöründeki büyüme ile bu sektör, bizlere daha konforlu, daha kullanışlı çalışma ve yaşam alanları sunmakta. Yüzlerce katı bulan devasa ve gösterişli binalar adeta gelişen dünyanın vitrinliğini yapmakta.
Ulaşım alanındaki büyüme göz kamaştırıcı. Rüzgardan daha hızlı uçaklar, yüzlerce beygir gücündeki kara taşıtları, binlerce insanı ve tonlarca yükü aynı anda taşıyabilen deniz taşıtları uzaklık, ulaşım ve ulaştırma kavramlarını alt üst etmekte. Ayrıca her geçen dakikayla biraz daha kolaylaşan ve ucuzlaşan ulaşım, kaliteli ve ucuz ticarete katkı sağlamakta.
Bu yüz yıl içerisinde hayatımıza giren “iletişim” kavramının hayatımızı belirgin şekilde kolaylaştırdığı alenen ortada. Evlerimizden çıkmadan, hatta oturduğumuz koltuklardan bile kalkmadan dünyada yaşanan gelişmeleri anında takip edebilme imkanını “iletişim ve haberleşme” sektörü bizlere sunmakta.
Artık her evde bulunan telefonlardan biri ile tüm dünya ülkeleriyle ortak çalışma programına ve sistemine sahip olan telekominikasyon ağının bir parçası olabilir, kilometrelerce uzaktaki insanlarla sesli (Yakın gelecekte görüntülü görüşebilme olanağına da sahip olacağız. Bu teknolojinin ilk ürünü olan G teknolojisi dünyanın birkaç ileri ülkesinde cep telefonları üzerinden kullanılmaya başlandı bile.) görüşmeler yapabiliriz.
Son yılların gözdesi bilişim sektörü, yarattığı pazar ile beraberinde milyonlarca insana iş olanağı getirdi. Birbirini tamamlayan komplike elektronik devre ve parçalardan oluşan bilgisayarlar ilk olarak birer iş aracı olarak girdi hayatımıza. Son birkaç yıla kadar da bu böyle devam etti. Ancak internet adı verilen bilgisayarlar ağının, bu araçları birer iletişim ve eğlence aracına dönüştürmesi bu cihazları sosyal ve günlük hayatlarımızında vazgeçilmezleri haline getirdi. Artık milyonlarca kitaba ve sınırsız bilgiye, masalarımızın üzerindeki bu “etkileşimli kütüphanelerden” (bilgisayarlardan) saniyeler içerisinde ulaşabilmemiz mümkün.
Teknolojinin ve gelişen bilimin insanlığa sağladığı yararlar saymakla bitmiyor. Son 100-150 içinde yaşanan gelişmeler daha önceleri hayal bile edilemeyen şeyleri hayatlarımızın birer parçası haline getirdi.
Herşey iyi...Güzel...Menfaatimize...
Gerçekten de öyle mi peki? Yoksa yeni şeyler ve onların getirdiği konforun cazibesiyle görmez mi oldu gören gözlerimiz. Bu yüzden mi dur diyemedik makine sanayi dünyamızı kirletirken, ulaşım sektörü havamızı zehirlerken, o sürekli yükselen beton binalar sevdiğimiz yeşili griye boyarken, iletişim ve bilişim denen şeyler bizi bizlerden soğutup, asosyal insanlarla dönüştürürken ve en önemlisi bizleri o para denen şeyin kölesi yaparken.
Ben teknolojiye ve modernleşmeye karşı değilim. Karşı olduğum şey tüm bunların kontrolsüz geliyor olması.
İnsanlığımızdan ödün vererek, güzel evimiz dünyayı yok ederek kazandıklarımızın kaybedeceklerimizle mukayese edilemeyecek kadar anlamsız ve değersiz olduklarını düşünüyorum.
Akın ÖZKAN
FREEdige